Arama kurtarma uzmanları enkaz altında kalanları nasıl çıkarıyor?

6 Şubat’taki büyük deprem felaketinin yaralarını sararken, yurt içinden ve dünyanın dört bir yanından gelen arama kurtarma ekiplerine büyük teşekkür borçluyuz. Dev yıkıntı yığınlarında hayatta kalanların yerini belirlemek için gece gündüz demeden çalışan bu uzmanlar, binlerce depremzedenin kurtarılmasını sağladı.

Acil durumlara müdahale eden bu kişilerin işleri zor olduğu kadar tehlikeli de. Peki acil durum personellerinin yıkılan bir binada yaptığı arama ve kurtarma faaliyeti nasıl gerçekleşiyor?

Prosedür: ‘Hayatta kalınabilecek boş bir alan’ bulmak

Populer Science Türkçe’de yer alan detaylara göre işlem ne kadar uzun sürerse sürsün, felaket alanına giden kurtarma uzmanlarına beş bölümlük bir süreç kılavuzluk ediyor. İlk adım, doğrudan bilgi toplamak: 2010’daki Haiti depremi de dahil birçok felakette çalışan Kaliforniya Acil Durum Bürosu Yangın & Kurtarma Bölümü başkanı Larry Collins, “Bu aşama yanıt vermek, olay yerine ulaşmak ve keşif yapmaktan oluşuyor” diyor. Müdahale ekipleri çöküşün sebebi ve kapsamı gibi nasıl bir problemle karşı karşıya kaldıklarını belirlemeye çalışıyor.

İkinci aşama ise “yüzeyde kurtarma”. Personeller bu adımda hemen fark edilen felaketzedelere yöneliyor. “Bunlar hafif enkaz altında kalan ya da yüzeye yakın bir yerde bulunan, hemen görüp duyabileceğiniz kişiler” diyor Collins.

Üçüncü aşamanın ise “boşluk arama” olduğunu açıklıyor. Eğer varsa, hayatta kalan bu felaketzedeler dışarıdan görülmüyor ve kurtarma ekiplerinin bu kişileri tespit edip, onlara dikkatli şekilde ulaşması gerekiyor. Bu zaman diliminde personel “Engelleri kesip delerek boşluklara doğru sürünüyor ve hayatta kalınabilecek boşluklardaki insanları arıyor.”

ABD’de kasırga sonrası bir görüntü

Hayatta kalınabilecek boşluk kavramının çok önemli olduğunu belirtiyor Collins: İnsanlar çöken yapının bu kısmında kurtarılana kadar dayanabilirler. Bu boşluklarda kalıp günler sonra kurtarılan çok sayıda depremzede var.

Dördüncü aşama ise “seçici enkaz kaldırma”. Vinç türü iş makineleri, bu adımda yapıyı dikkatli şekilde parçalara ayırıyor. Uzmanların çok büyük bir tabakayı kaldırmadan önce, cismin altında hareket sebebiyle yaralanabilecek kimsenin olmadığını görmek için kameralar ile enkazın altına bakması çok önemli. “Cismin altında kimsenin olmadığından emin olmak isterler” diyor Collins. Temponun “nizamlı” ancak güvenlik kısıtları sebebiyle mümkün olduğunca hızlı olacağını belirtiyor.

Tüm canlı kurtarma ihtimallerinin tükendiği zaman ise son aşama. Bu adımda genel enkaz kaldırma işlemi gerçekleşiyor. Çöken yapının tamamı ve diğer her şey temizleniyor. Haftalar geçtikten sonra bölge tamamen temizlenmiş ve ideal olarak da tüm insan kalıntıları kaldırılmış oluyor.

GÖZETLE, BAK VE KÖPEKLE KURTAR

ABD’nin Florida eyaletinde faaliyet gösteren Kaliforniya Kentsel Arama ve Kurtarma Görev Gücü 3’ün lideri ve emekli program müdürü Todd Livingston, kentsel bir arama ve kurtarma ekibinin yaklaşık 30 tonluk alet ve ekipmanla seyahat edebileceğini söylüyor. Bu ekipmanlar en temel haliyle bir balyoz, levye ve çelik boru gibi aletler içerebiliyor. Ufak bir alanda ağır bir enkaz parçasını levye yardımıyla kaldırıp yuvarlanan çelik boruların üzerine yüklemek, enkazı daha açık bir alana götürmeyi sağlayabilir. Ardından mekanize ekipmanla bu enkaz kaldırılıp yığıntıdan başka bir yere taşınabilir.

Diğer bir ifadeyle fiziksel bir iş bu. Personeller zaman zaman elleriyle bile çalışıyor.

Arama kurtarma ekipleri, genel olarak “katman azaltma” olarak adlandırılan şeyi yapıyor; yığıntının tepesindeki enkazları kaldırarak alt kısımlara doğru çalışıyorlar. Fakat acil durum personelleri yanlardan da alt kısımlara doğru ilerleyebilir.

Livingston, bir ekibin karot matkabıyla betondan delik açarak sonrasında bu geçitten bir kamera sokabildiklerini söylüyor. Örneğin SearchCam 3000 isimli cihaz kurtarma ekiplerine görüntü sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda sahip olduğu iki yönlü iletişim sistemiyle ekiplerin hayatta kalan biriyle konuşabilmesini de sağlıyor. Kurtarma ekibi, kamera yardımıyla enkaz kaldırmak için iş makinesi kullanmanın yapısal bakımdan güvenli olup olmadığını da görebilir. “Diğer tarafta ne olduğuna da bakıyorlar ve böylelikle bir delik açmaları durumunda, bu deliğin ikinci bir çöküşe sebep olup olmayacağını anlayabiliyorlar” diyor Livingston.

Ekiplerin emrindeki bir diğer teknolojik cihaz da mikrofon. ABD Devlet Kentsel Arama Kurtarma Birliğinin yönetim kurulu üyesi Scott Chappell, “Bir arama uzmanının yapacağı şey enkaz yığınına çıkmak, hızlı bir sessizlik çağrısında bulunmak ve mikrofonları belli bir düzende çıkarmaktır” diyor. Bu mikrofonlara bağlı mıknatıslar da bulunabilir ve böylelikle cihazlar metal enkaza kolaylıkla yapışabilirler. Birden fazla mikrofon, hayatta kalanların seslerini ya da sadece enkaz yığınının doğal gürültüsünü tespit edebilir.

Son olarak da paha biçilemez köpekler var. “Bu köpekler inanılmaz” diyor Chappell. “Enkaz yığınına çıkıyorlar ve enkazda çalışan insanları kokluyorlar” diyor. “Alanda 10 kişinin çalıştığını düşünün. Çalışan kişilerin hepsini hızla kokluyorlar ve bu 10 kişiden biriyle alakalı olmayan bir koku varsa, iş tamam.” Diğer bir ifadeyle köpekler, az önce öğrendikleri kokuları görmezden gelip yeni kokulara odaklanabiliyorlar.

Köpekler “canlı bulgular” aramaya ilaveten, insan kalıntılarını bulmak için de eğitiliyor. Nihayetinde bir felaket durumunda, kurtarma operasyonundan (hayatta kalanları aramaktan) toparlanma aşamasına geçiliyor. Uzmanlar bu noktada artık canlı biri bulma şansının olmadığına karar veriyor. “Bir noktada olaylar ne yazık ki toparlanma aşamasına dönüyor” diyor Chappell. Böyle olduğunda ise kurtarma ekipleri kendi güvenliklerine dikkat etmeye başlıyor. “Eğer bir yanıt vaziyetindeysek ve hâlâ insanları kurtarmaya çalışıyorsak, kurtarıcı bölümünde biraz risk almak istiyor ve insanları tehlikeye sokuyoruz” diyor.

“Tüm kayıpların bulunması çok ama çok önemli olsa da, insan kalıntıları için kurtarıcıların hayatını tehlikeye atmanın bir yerde dengelenmesi lazım” diye de ekliyor. Riske karşılık kazanım hesabı, felaketin üzücü sonunda değişiklik gösteriyor.

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*